Haber Detayı
Niyazi Sayın'ı Yad Ediyoruz...
HABER TARİHİ: 08 Ekim 2026 | 8 Kişi okuduKUTBÜ’N-NÂYÎ NİYAZİ SAYIN
“Sanatın sadece teknik bir bilgi değil, aynı zamanda ahlâkî bir sorumluluk taşıdığına inanan, sanatını her zaman insanlara fayda sağlama amacı güderek icra eden, “Sanat ahlâkın uzantısıdır.” diyerek, doğru bir sanatçının ahlâka uygun yaşaması gerektiğini savunan ve bunu hayatının temel felsefesi haline getirmiş olan Niyazi Sayın’ı rahmetle yad ediyoruz. Ruhu şad, mekânı cennet olsun…”
Niyazi Sayın, 12 Şubat 1927’de Üsküdar’da doğmuş, müzisyen ve neyzen olarak Türk müziğine önemli katkılarda bulunmuş bir sanatçıdır. Ailesi, Rumeli kökenli olup babası Ömer Hulusi Bey, annesi ise Manastır’dan Necmiye Hanım’dır. Babası ona, “Hürriyet Kahramanı” olan amcasının oğlu Resneli Niyazi Bey’in adını vermiştir.
Üsküdar’da doğup büyüyen Niyazi Sayın, erken yaşlardan itibaren müzikle iç içe bir hayat sürmüştür. Niyazi Sayın’ın müzikle tanışması, evlerinde gramofonla çalan hüzünlü tanbur ve kemençe nağmeleriyle başlamıştır. Özellikle Tanburî Cemil Bey’in plakları, Niyazi Bey’in müzik zevkini şekillendirmiştir. Çocukluğunda resim yapmayı seven Niyazi Sayın, büyük bir plastik sanatlar merakına sahiptir. Güzel Sanatlar Akademisi’ni kazanmak istemiş, ancak bu hayali gerçekleşmemiştir. Fakat sanata olan ilgisi devam etmiş ve resimle ilgili birçok çalışma yapmıştır.
Niyazi Sayın’ın müziğe olan ilgisi, 1947’te mahalle camiinde dinlediği bir ezan ile derinleşmiştir. Ezana hayran kalan Niyazi Sayın, müezzin Mustafa Düzgünman’ın evinde dinî eserlerin meşk edildiği gruba katılmıştır. Düzgünman, ona tasavvuf ve dinî eserleri icra etmenin ötesinde, müziğe dair derinlemesine bilgi ve anlayış kazandırmıştır. Sayın, Düzgünman’dan dinî eserler yanında; ebru, fotoğrafçılık ve ciltçilik gibi sanatlar öğrenmiştir.
Niyazi Sayın, tasavvufla tanıştıktan sonra neye merak duymaya başlamıştır. Üsküdar Mûsikî Cemiyeti neyzenlerinden Emin Akgöze’nin yardımıyla, Beyazıt’tan bir ney almış ve ilk ney dersini Yenikapı Mevlevihanesi’nden Neyzen Gavsi Baykara’dan almıştır. Ancak maddî zorluklar nedeniyle ilk hocasıyla devam edememiştir. Necmeddin Okyay’ın yönlendirmesiyle Halil Dikmen ile tanışan Sayın, 15 yıl boyunca ondan ney dersleri almış ve bu dönem, onun sanatındaki önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Halil Dikmen, aynı zamanda ressam olup Sayın’a ney ile birlikte resim dersleri de vermiştir. Bu meşk dönemi, Sayın’ın ney üslubunun şekillendiği, derinleştiği ve pekiştiği yıllar olmuştur.
Niyazi Sayın’ın müzik kariyerindeki önemli bir adım da İstanbul Radyosu’na katılmasıdır. Radyoda çalışmaya başladığında, konserler ve yayınlarla müziğe daha fazla katkı sağlamıştır. Niyazi Sayın, 1953’te Süleyman Erguner, Hurşit Ungay ve Kemal Batanay ile ilk neşriyatını gerçekleştirmiştir. Ardından, Nevzat Atlığ’ın davetiyle İstanbul Radyosu’na müzik yayınları şef yardımcısı olarak katılmıştır. 1956’dan itibaren İstanbul Belediye Konservatuarı’nda görev almış olan Sayın, burada ney üflemiş ve müziğin kurallarını genç nesillere öğretmiştir.
1976’da yeni açılan İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda öğretim üyeliği yapmaya başlamış ve Nefesli Sazlar Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini üstlenmiştir. Bu dönemde, çok sayıda öğrenci yetiştirerek Türk müziği eğitimine katkı sunmuştur. 1980 yılında, Seattle Üniversitesi’nde Türk müziği ve ney dersleri vermek üzere ABD’ye gitmiştir. Burada bir yıl boyunca eğitim faaliyetlerine devam etmiş, ayrıca Seattle Public’te iki ebru sergisi açmıştır. Bu deneyim, Sayın’ın Türk müziğini dünya çapında tanıtma fırsatı sunmuş ve onun uluslararası tanınırlığını artırmıştır.
Niyazi Sayın, meslek hayatında sanatını daha da derinleştirerek hem ney icrasında hem de Türk müziği konusunda önemli bir isim haline gelmiştir. Sanatçı, Türk müziğinin gelişimine katkıda bulunan bir müzisyen olarak anılmaktadır. Sanatın sadece teknik bir bilgi değil, aynı zamanda ahlâkî bir sorumluluk taşıdığına inanan Niyazi Sayın, sanatını her zaman insanlara fayda sağlama amacı güderek icra etmiştir. “Sanat ahlâkın uzantısıdır.” diyerek, doğru bir sanatçının ahlâka uygun yaşaması gerektiğini savunmuş ve bunun hayatının temel felsefesi haline gelmiştir.
Niyazi Sayın, ney icrasına getirdiği yeniliklerle büyük takdir toplamıştır. Perdeleri kullanmadaki titizliği ve nefes hakimiyetiyle dikkat çeken Sayın, neyde “yeni kalıplar” oluşturmuş ve geleneği modernize etmiştir. Sayın’ın geliştirdiği pozisyonlar ve baskı teknikleri, genç neyzenler için referans haline gelmiştir. Geleneksel Ney Açkı Modelini kendi tecrübeleriyle revize etmiş ve Niyazi Sayın Açkı Yöntemi günümüzde en çok tercih edilen yöntem olmuştur.
Ömrünü mûsikîye adayarak, çok sayıda öğrenci yetiştirmiş, neyin yapımında ve icrasında yeni ve modern arayışlar içerisinde olmuş, geleneksel makamlara yüksek hakimiyeti ile öne çıkmış, özgün bir ney tonuyla icrada bulunmuş, 2009 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Müzik Ödülünü, 2014 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri Müzik Ödülünü almış ve “kutbü’n-nâyî” olarak kabul görmüş olan Niyazi Sayın, 8 Ekim 2025 tarihinde vefat etmiştir.
Detaylı bilgi için https://engincanli.com

